“Biz isteyince Allah-ü teâlâ’nın izniyle şu oturduğumuz seccâde’nin altında, birinden gümüş, diğerinden altın akan iki çeşme ortaya çıkar!” Abdullah bin Abdülazîz sırrı mukaddes kılınsın

Şeyh Muhammed bin Ebi’l-Fadl rahmetullahi aleyh anlatır. Zamânın sultânı Îsâ, bir gün Abdullah bin Abdülazîz rahmetullahi aleyh(Evliyâ’nın büyüklerinden) hazretlerinin huzûruna gelip; -Efendim! Bize duâ ve nasîhat ediniz.” deyince; -Ey Sultan! Zulümden, kötülüklerden, düşman olmaktan sakın. Babanda bu haller görülmüştü. Sen öyle olma!” dedi. Bu sultan da, insanlara âdil davranmıyordu. Bu bakımdan, söylenilen sözlere kulak asmadan…

“Ey Rabbimiz! bir kulun öyle bir söz söyledi ki onu nasıl yazacağımızı bilmiyoruz”

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuş; Allah’ın kullarından bir kul demiş ki; -Ey Rabbim hamd sanadır, vechinin celâline, saltanatının azametine lâyık olduğu şekilde hamd sanadır. Kirâmen kâtibin adı verilen melekler bunu nasıl yazacaklarını bilememişler, Allah’ın huzuruna çıkarak ; -Ey Rabbimiz bir kulun öyle bir söz söyledi ki onu nasıl yazacağımızı bilmiyoruz demişler. Allah Azze…

“Allah’ım! Ey bu okunan sala ve ezanların, Ey bu tam davetin ve kılınan namazın Aziz Celil olan Rabbi! Habibin ve Resulün Hz. Muhammed’e sallallahu aleyhi ve sellem fazilet, vesile ve yüksek derece ver, onu vaad ettiğin makam-ı mahmud’a çıkar, bugün bu sala ve ezanları işiten her beşeri, Fahr-i Kainat’ın en güzel gül’ü hürmetine şefaatine nail eyle”

Ya Rabbena! Bu vaktin getirdiği ve getireceği her türlü şer’den, mübarek ve mükemmel isimlerinle sana sığınır, bu vaktin getirdiği ve getireceği her hayrı senden dileriz.

“İnsana kabirden daha ibret verici ve daha çok nasîhat eden bir şey yoktur” Abdullah bin Abdülaziz rahmetullahi aleyh

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun; 9. yüzyıl hadîs âlimlerinin meşhûrlarından olan Abdullah bin Abdülaziz şöyle buyurmuşlardır ; “İnsanoğlu gaflete dalar ise, Allahü teâlâ’nın emirlerini yapmaz ve yasakladığı şeyleri yapmaya başlar. İnsanlardan korkarak, iyiliği emredip, kötülüklerden sakındırma farzını terk eder.” “Verâ yani şüphelilerden sakınmak çok kıymetli bir haslettir. İnsanın kalbinde verâ’nın bulunması, bütün dünyâya…

“Dua’nın en faziletlisi,tercihe en layık ve derecesi en yüksek olanı, Elhamdülillah’dır ” Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;  «Elhamdülillâhi Rabbil Âlemîn / Bütün güzel ve en iyi övgüler, takdirler, senalar Alemlerin Rabbi Allah’a mahsus’ tur» denildiği zaman Allah’a şükretmiş olursun, O'(Allah) da sana (nimetini) artırır. Zikr’in en faziletlisi  «Lâ İlahe İllallah»tır. Duâ’nın en faziletlisi ise «Elhamdülillah» tır.

dedi ki; bu söz Allah’ın kendi nefsi için seçtiği, hoşlandığı ve söylenmesini istediği sözdür .

Hz. Ömer radıyallahu anh/ Allah ondan razı olsun, bir gün Hz. Ali’ye radıyallahu anh; «Biz, Lâ ilahe illallah, Sübhânallah ve Allahü Ekber lafızlarının mânâsını biliyoruz, Elhamdülillah lafzının söylenmesinin hikmeti nedir?» Hz. Ali radyallahu anh ise şöyle buyurdu: «Elhamdülillah, Allah’ın kendi nefsi için seçtiği, hoşlandığı ve söylenmesini istediği sözdür.»   Kaynak : İbn-i Kesir Ebü’l-Fidâ (Allah’ın selamı rahmeti ve…

“Kıyamet günü şeytan kendisine uyanlara şöyle söyleyecek; Allah, Kur’an-ı Kerim’de gerçekleri söylemişti, her sözü gerçekti” Kullarının saadeti için uyaran ve müjdeleyen Allah Azze ve Celle

Şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz Allah, size gerçek olanın sözünü verdi (emir ve yasaklarına uymayanlara cehennem azabı, emir ve yasaklarına uyanlara ise cennet sözü gerçekti). Ben dünyada yalnızca sizi kandırmak için bulunmaktaydım(tıpkı cennette Adem ve Havva’yı kandırdığım gibi ), sizi yanılttım (zaman ve durum bunu gerektiriyor diye sizi doğru yoldan ayırdım), yoldan çıkardım, yanlış olana…

Gün aydın

Her insan, verilen nimetlerden hesap sorulacaktır… Hala şükretmeyecek misin ?