Günlerin efendisi, Cuma günüdür. Gecelerin efendisi, Kadir gecesidir.

Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. ﴾Kadir suresi, 1.ayet﴿  Allahü Teala, Kur’an-ı Kerim’i kadir gecesinde Levh-i Mahfuzdan dünya semasındaki yazıcı meleklere indirmiştir. Daha sonra Cebrail aleyhisselam, duruma göre ve lüzum görüldükçe, parça parça 23 senede Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e diğer aylarda, gecelerde, vakitlerde indirmiştir. Kadir gecesinin ne olduğunu(nasıl idrak edeceksin) sana nasıl…

“Arşın gölgesi altında oturanlar, bu birkaç ağaç parçasından yapılmış taht’a iner mi?” Kirâmen kâtibîn meleklerinin kendisine göründüğü, aşıkların sultanı Mevlana Celaleddin-i Rumi sırrı mukaddes kılınsın

Mevleviyye yolunun büyüklerinden, görünen ve görünmeyen kemâlât, olgunluklar, yüksek hâller sâhibi velî olan Bostan Çelebi sırrı mukaddes kılınsın, Sultan I. Ahmed’in tahta geçmesinden sonra büyük ceddi Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin sırrı mukaddes kılınsın, mânevî işâreti üzerine İstanbul’a geldi. Kadir gecesi olması muhtemel bir gecede Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin radıyallahu anh(Allah ondan razı olsun) kabr-i şerîfini ziyâret…

“Bu dünya hayatından başka hayat yok, yeniden dirilişe de inanmıyorum” diye düşünerek Kur’an ayetlerini inkar edenlere, kıyamet günü cehennem ateşine yaklaştırıldıklarında, Allahü Teala şöyle buyuracak ; “Nasıl, gerçek değil miymiş?”

“Kur’an-ı Kerim, öncekilerin hikayelerinden başka bir şey değil” derler. ﴾En’am suresi, 25.ayet﴿ Onlar, başkalarını ondan (neden bu dünyaya geldiklerini düşünüp, Kur’an’ı araştırmaktan, anlamaya çalışmaktan, yaşama geçirmekten) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helak ediyorlar(kendilerini cehenneme hazırlıyorlar). ﴾En’am suresi, 26.ayet﴿  Onları, kıyamet günü ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek…

Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selamla karşılık verin. Şüphesiz Allah her şeyin hesabını gereği gibi yapandır. ﴾Nisa suresi, 86.ayet﴿ Kulları arasında güzel davranışları tavsiye eden Allah Azze ve Celle

Selam vermek, Alemlere rahmet olarak gönderilen ve son Peygamber olan Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in genel kural haline getirdiği bir davranıştır.(yani sünnettir) Eshâb-ı kiramdan(Peygamber Efendimiz’i sallallahu aleyhi ve sellem görenlere ve arkadaşları olanlara denir) ve duâsı kabûl olunan seçilmişlerden olan İmrân bin Husayn (Allah ondan razı olsun) şöyle anlatmıştır; Allah Rasulü sallallahu aleyhi…

Ey iman edenler(Benim varlığıma, kudretime inanan ve bana itaat edenler)! ﴾Nisa suresi, 135.ayet﴿ Sonsuz adalet sahibi ve hikmetle hükmeden Allah Azze ve Celle

Kendiniz(şahsınız), anne -babanız ve en yakınlarınızın aleyhine de olsa, Allah için şahitlik edenlerden olun(herhangi hukuki meselede doğru olun) adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. Şahitlik ettikleriniz, zengin(hürmet ederek, zengin oldukları için ayrım yapmayın, hakkı gizlemeyin) veya fakir de olsalar(hor görüp yada merhamet edip, fakir oldukları için ayrım yapmayın), doğrudan, gerçek olandan, adaletten ayrılmayın. Allah, hakkında…

“O’nun heybet ve celâli karşısında dehşete düşmüş, yere bakarken, arkamdan bir kimse yavaş yavaş sağ tarafıma yanaştı.” Abdülhakim Arvasi sırrı mukaddes kılınsın

Ruh bilgilerinin, tasavvuf ilminin mütehassısı(uzman), son asır âlim ve velîlerinden olan Abdülhakim Arvasi rahmetullahi aleyh, Nehrî’de gördüğü bir rüyâ üzerine tahsîline daha büyük ehemmiyet verdi. Bu rüyâyı şöyle anlatmaktadır; Nehrî isimli kasabada din ve fen ilimleri üzerine tahsil görüyordum. Ramazan ayını âilemle birlikte geçirmek üzere memleketime döndüm. Henüz ilk mektep kitaplarını tahsîl ettiğim zamanlardı. Ramazan ayının…

“Yâ Sâmi! Bu senin mürşidin, hocandır.” Allah’ın rahmani sırlarının tecelligahı Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Anadolu’da yetişen mutasavvıflardan olan Abdurrahman Sami Niyazi efendi rahmetullahi aleyh(Allah ona rahmet etsin), bir Ramazân gecesi rüyâsında Resûlullah efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem gördü. Resûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, yanında bulunan zâtı göstererek; “Yâ Sâmi! Bu senin mürşidin, hocandır. Sen vapura bin ve denize açıl. Vapur hangi iskelede durursa orada in. Hocanı orada bulacaksın.”…

“Ey kullarım! Siz dünyâda iken enbiyâ kabirlerini ve evliyâyı ziyâret etmekten hoşlanırdınız. Şimdi size izin veriyorum Cennet’teki enbiyâ ve evliyâ makamlarını dolaşın.” Salih kulların, O’nun cemalini görmeye hasret ettiği, her noksanlıktan münezzeh olan Allah

Meşhûr velîlerden olan Hasan bin Muhammed bin Behâ sırrı mukaddes kılınsın, enbiyâ ve evliyâ kabirlerini çok ziyâret ederdi. Bu sebeple evliyâ türbelerinin çok bulunduğu bir yer olan Bağdat’a iki defâ gitti. Bir defâsında şöyle demiştir: “Allahü teâlâ Cennet’te bâzı kullarına lutfedip; “Ey kullarım! Siz dünyâda iken enbiyâ kabirlerini ve evliyâyı ziyâret etmekten hoşlanırdınız. Şimdi size…