Kendisini başkasından üstün gören ve ayrımcılık(ırkçılık) yapan şüphesiz şeytanın taraftarıdır çünkü ilk ırkçılık yapan odur.

(Şeytan dedi ki)“Ben ondan(insandan) hayırlıyım. Çünkü beni ateşten yarattın. Onu ise çamurdan yarattın” dedi. ﴾A’raf suresi, 12.ayet﴿ Irk (العرق) kelimesi Arapça’da “kök, bitkinin gövdesi, yaprağın sapı, damar, asıl, irsî özellik, nesep, menşe, ata” gibi anlamlara gelir (Lisânü’l-ʿArab, “ʿarḳ” md.; Tâcü’l-ʿarûs, “ʿarḳ” md.) Kur’an-ı Kerim, mânevî ve ahlâkî değer ölçülerine vurgu yapan ifadelerle eşitliği temel prensip olarak…

İffet, özgürlüğün anahtarıdır.

Özgür olmak isteyen kişinin öncelikle esaret altında olduğu tutkularının baskısından kurtulması gerekir. İbn Miskeveyh, iffet erdemini kazanmış insanın, tutkularına köle olmaktan kurtulup özgürleşeceğini belirtir. Sözlükte “haramdan uzak durmak, güzel olmayan söz ve davranışlardan sakınmak” anlamında olan ‘İFFET’, en önemli erdemdir. “Yeme- içme ve cinsî arzu konusunda ölçülü olmak, aşırı istekleri bastırıp dinin ve aklın buyruğu…

“..Kim böyle hainlik ederse, kıyamet günü hainlik ettiği şey ile gelir.” ﴾Al-i İmran suresi, 161.ayet﴿

Güveni kötüye kullanmak ve aldatmak hayatın her alanında olan kötü bir davranış şeklidir. Başında bulunduğu milletinin güvenini ve görevini kötüye kullanan Cumhurbaşkanları’nın ve diğer başkanların, patronların ve diğer makam sahiplerinin vay haline.. Fakat bütün hakimlerin asıl ve doğru makamı olan Hak Teala buyurmuştur ki; Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir. ﴾Al-i İmran…

Bir tartışma sırasında, kızdığımız anda gerçek için uğraşmayı bırakır, kendimiz yani nefsimiz için uğraşmaya başlarız. Nefsin için değil, hakikat için tartışmadan kaçınarak yumuşak üslup ile sözünü söyle..

Mirac gecesinde Cennetin de kendisine gösterildiği Alemlere Rahmet olarak gönderilen, insanlardan her birinin Allahü Teala’nın kendileri için hazırlattığı cennete nail olmaları için güzel ahlaka yönlendiren Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur ki; “Geçersiz ve boş olan yalan söylemeyi kim terk ederse Cennetin etrafında bir köşk yaptırılır. Kim de haklı olduğu halde münakaşayı…

İnsan için günahı küçük görmekten veya günahı küçük-büyük olarak nitelendirmekten daha ciddi bir musibet yoktur..

Sırrı mukaddes kılınsın Ahmed bin Âsım, Tebe-i tâbiîn neslinden olup evliyanın meşhurlarındandır. Buyurmuşlardır ki; “Âfiyet (sıhhat ve iyi durum) büyük bir nîmettir. Emeli, arzu ve istekleri kısa yapmak lâzımdır. Makam, mevkı kapmak için yarış etmek gibi hırs yoktur. İnsanın, hevâ ve arzularına uyması, kendisine büyük bir zulümdür. Farzları yapmak gibi tâat(Allah’ın beğendiği ameller) yoktur. Günahı…

En şiddetli günah nedir? diye soruldu, şöyle cevap verdi; “Bir günahın, günah olduğunu bilmemektir.”

Sırrı mukaddes kılınsın Ahmed bin Âsım, Tebe-i tâbiîn(Peygamber Efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem görenler, aynı zamanda iman edenler ile tanışanlardan) neslinden olup evliyanın meşhurlarındandır. Ahmed bin Âsım rahmetullahi aleyh sohbetlerinde sorulan sorulardan bazılarına şu şekilde cevap vermişlerdir; “Allahü teâlâya kendisiyle yakın olabileceğimiz en üstün şey nedir?” diye sordular: “Kibir, riyâ, haset (çekememezlik), gıybet, kin, kızma,…

“Dünyâyı (hakiki manasıyla)öğrenen ondan soğur(uzaklaşır), âhireti öğrenen ona ısınır(ona hazırlık yapar). Hak teâlâyı tanıyan, O’nun rızâsını tercih eder.” Ahmed bin Ebü’l-Havârî sırrı mukaddes kılınsın

“Çok günah ve dünyâ sevgisiyle hastalanan kalplerinizi, dünyâdan soğuyarak(aşırılıktan ve bağlılıktan uzak durarak) ve günahları terk ederek tedâvî ediniz.” “Kalbinde bir katılaşma gördüğünde, sâlihlerle(Allah’ı ve İslamı anlatan) sohbet et(onların sohbetlerini-hayatlarını dinle/oku), onlarla bulun, yemeği azalt, nefsinin isteklerini yapma ve onu sıkıntılara alıştır.”(sıkıntılar nefsi terbiye edicidir) “Bir konuda tereddütte kalıp doğrusunu kestiremediğiniz vakit, nefsin(kendi isteğinize-arzunuza-duygularınıza) arzusuna…

İnsan utanma duygusunu kaybettiği zaman dengesini de kaybeder..

Dengesini kaybeden insandan ise her kötülük beklenebilir. Şüphesiz ki insanlardan utandığını ve çekindiğini söyleyen ama Allah-ü Teala’dan utanıp çekinmeyen bu sözünde gerçekçi ve samimi değildir. Kişi, her durumda Allah’ın kendisini gördüğünü bilmelidir. İmâm-ı Câfer-i Sâdık hazretleri rahmetullahi aleyh buyurmuşlardır ki; “Günâh işlemekten utanmayan kimseden sakın! Çünkü, seni bir lokma ekmeğe satar” Sırrı mukaddes kılınsın Ebû…

“Kim hesapsız Cennet’e girmek isterse, vakitlerini Allahü teâlânın beğendiği şeylerle geçirsin.” Ahmed Gazali rahmetullahi aleyh

İran’da yetişen evliyânın büyüklerinden ve fıkıh âlimi olan Ahmed Gazali rahmetullahi aleyh, büyük âlim İmâm-ı Gazâlî’nin rahmetullahi aleyh kardeşidir. Ahmed Gazâlî hazretleri insanlara sık sık vakitlerini boş geçirmemeleri ile ilgili olarak şöyle nasîhat ederdi. Buyururdu ki; “Şunu iyi bilin ki, insanlar bu âlemde yolculuk halindedirler. Onların ilk konakları beşik, sonuncusu ise kabirdir. Hakîkî vatan, ya Cennet veya…

Türkçe’de daha çok dilenenlere yapılan küçük para yardımı için kullanılan ‘Sadaka’ terimi, bunun yanı sıra aslında Allah’ın hoşnutluğunu(rızasını) kazanmak için ihtiyaç sahiplerine yapılan gönüllü ve İslam’da yine Allah’ın emrettiği zorunlu maddî yardımları, bu çerçevede verilen para ve eşyayı ifade eder.

Sadaka(zekat), İslâm’ın 5 şartından ve farz ibadetlerden birini oluşturmaktadır. Allah Azze ve Celle, kişinin edindiği malı kendi başarısının ürünü diye görmemesi gerektiğini, bunun gerçek sahibinin Allah olduğunu ve kendisine imtihan amacıyla bir lütuf ve emanet olarak verildiğini hatırlatır, şöyle buyurur Alemlerin Rabbi olan Allah; De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin….