Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem, yeni bir kıyafeti olduğunda ve onu giydiğinde nasıl dua ederdi?

1767. Hadis- Ebû Saîd’den radıyallahu anh/Allah ondan razı olsun rivâyete göre, şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yeni bir elbise giydiği zaman o elbiseyi sarık gömlek vs. olarak ismini belirtir ve şöyle dua ederdi: “Allah’ım sana hamdolsun, bunu bana sen giydirdin senden bu elbisenin hayrını ve hayırda kullanılmasını istiyorum şerrinden ve şerde kullanılmasından da…

“O gece onu rüyâmda bir bahçe içinde gördüm. Bahçenin üzerinde yüksek bir kubbe, kubbenin altında bir taht üzerine oturmuştu”

Sırrı mukaddes kılınsın, Sahabe-i Kiramı gören ve evliyanın büyüklerinden olan Abdülvâhid bin Zeyd rahmetullahi aleyh anlatır; Bir defâsında deniz yolculuğuna çıkmıştık. Bindiğimiz gemi fırtınaya tutuldu. Sonunda dalgalar bizi bir adaya sürükledi. İnip dolaşmaya başladık. Puta tapan bir adama rastladım. “Neden bu puta tapıyorsun. Bu ne fayda ne de zarar verir!” dedim. “Siz kime taparsınız?” diye…

“Ben Peygamberim, bana salevât getirdiği için ona şefâat ettim.”

Sırrı mukaddes kılınsın, meşhûr hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerinden olup, Tebe-i tâbiînden(Sahabe-i Kiram’ı görenlerden) olan Abdülvâhid bin Zeyd rahmetullahi aleyh, yaşadığı ibret verici hadîselerden bâzılarını, insanlara nasîhat ve ders olması bakımından nakletmiştir. Şöyle anlatmıştır:  Hacca gitmiştim. Yanımda bir genç durmadan Peygamber efendimize salâtü selâm getiriyordu. Bâzı yerlerde okunması daha uygun duâlar olduğu halde, genç…

Bir zamanlar yani henüz yaşadığı sıralarda “Kendi yarattıklarını cezalandıran ya da ödüllendiren, biz insanlarınkine benzer istekleri olan bir Tanrı’yı benim aklım almaz” demişti Albert Einstein ve şöyle devam etmişti..

Bedeni ile öldükten sonra yaşayabilecek(öldükten sonra dirilmeye) bir insan da düşünemem. Zayıf yürekliler, korku ya da gülünç bir bencillikle bu çeşit düşünceleri beslesinler istedikleri kadar. “Tanrı” sözcüğü benim için insan zaaflarının bir ifadesi ve ürünü olmanın ötesinde bir anlam ifade etmiyor. “Kutsal Kitap” saygı duyduğum, ancak yine de ilkel ve bir hayli çocuksu bulduğum bir söylenceler…

6. yüzyılda Allahü Teala tarafından zariyat suresinde; “ve şüphe yok ki biz, elbette devamlı sûrette kainatı genişletenleriz” verilen bu bilgi, 1900’lü yıllardan sonra bilimsel olarak kanıtlanmaya başladı. İslam ile bilimi ayıranlar yeniden düşünsün.

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu’nu kullanan gökbilimciler şöyle bildirmektedirler ; Evren her saniye büyüyor. Galaksiler arasındaki boşluk, fırında yükselen hamur gibi uzuyor. Fakat evren ne kadar hızlı genişliyor? Hubble ve diğer teleskoplar bu soruyu cevaplamaya çalıştıkça, bilim adamlarının öngördüğü ve gözlemledikleri arasında ilginç bir farkla karşılaştılar. Hubble ölçümleri, evrenin 13 milyar yıl önce nasıl göründüğüne bağlı…

Sonsuz zenginliği hiç eksilmeyen Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur; “Kimdir Allah’a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O’na döndürüleceksiniz.” ﴾Bakara suresi, 245.ayet﴿

Abdullah İbn Mes’ûd radıyallahu anh/Allah ondan razı olsun şöyle demiştir : «Kimdir o ki, Allah’a güzel bir borç versin de Allah, onu kat kat fazlasıyla ödesin.» âyeti nazil(indirilince) olunca Ebu ed Dehdâh el-Ansârî, “Ey Allah’ın Rasûlü, Allah bizden borç mu istiyor?” diye sordu. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem : «Evet, ey Ebu Dehdah» buyurdular….

“İnsanlar zâlimi ve zulmünü görüp de onu zulümden el çektirmezlerse, Allah’ın onların hepsinin başına bir ceza indirmesi çok yakındır” Bütün peygamberlerin efendisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

2168. Hadis – Ebû Bekir es Sıddik’den radıyallahu anh/Allah ondan razı olsun, rivâyete göre, şöyle demiştir; “Ey insanlar; Sizler sadece kendinizden sorumlusunuz, eğer siz doğru yolda iseniz sapıklığa(doğru yoldan ayrılanlar) düşenler size hiçbir zarar veremezler.” Maide 105. ayetini okuyorsunuz, halbuki ben Rasûlullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurduğunu işittim: “İnsanlar zâlimi ve zulmünü görüp de…

Allahü Teâlâ icabet edeceği garantisiyle birlikte, kendilerine irşâdda bulunduğu ve öğrettiği şekilde kullarının kendisinden istemelerini bildirerek şöyle demelerini emretmektedir

“Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” ﴾Bakara suresi, 286.ayet﴿ Sen Mevlâmızsın (bizim velîmiz, sahibimiz ve yardımcımız sensin). Sana tevekkül(güvendik-dayandık) ettik. Ancak…

Sanatı icra eden bir sanatçı olmak zorundadır. Yaratan Allah’tır, yarattığı sanatlı eserlerinden her birinde açıkca görünmektedir.

(Fotoğraf: Devin Brown) Bir su damlası kurutma sürecinde olduğunda, işte böyle görünür. Yukarıdaki görüntü, Georgia Tech’in araştırmacısı Devin Brown tarafından yanlışlıkla laboratuardaki bir silikon çipin üzerine düşen bir su damlasının aldığı bir mikrograftır (mikroskoptan alınan bir görüntü). Çip üzerinde mikroskobik desenler yapmak için elektron ışını kullanan Brown, fotoğrafı 10x büyütmede çekti. “Blue Sun Flower” başlıklı…

Teknoloji, insanlar tarafından yine insanlar için yaşamı kolaylaştırmak adına geliştirilen bir bilimdir.

Fakat insanların teknolojik olarak ilerlemelerinin ve geliştirmelerinin bir sınırı vardır. Hiçbir insan, dünyanın koruyucu kalkanı olan manyetosferi üretemez. Öyle bir teknoloji olması gerekir ki koruyucu kalkan, güneş rüzgârının Dünya’nın manyetik alanı ile doğru orantılı olsun ki kalkan bu şekilde etkileşimi ile oluşur. Bu şekil, Dünya’nın güneş rüzgârıyla tamponlandığı için sürekli değişen manyetik alanın şeklini ve…