Bir “nasihat” üzerine…

Abdülvâhid bin Zeyd’in rahmetullahi aleyh yanında, “Mümin nasıl olmalı?”, diye sorduklarında, Buyurdu ki: Allah’tan korkup, benzi sararır, Kaçınır haramlardan, emirlere sarılır. Düşünür mahşerdeki, verecek hesâbını, Titrer, hatırladıkça, cehennem azâbını. İşlemiş bulunduğu günahlar sebebiyle, ayıplar kendisini, uğraşır nefsi ile. Bir sözü söylemeden önce düşünür, ölçer, biçer, hayırlı değil ise, söylemekten vazgeçer. İşlediği günahlar öyle üzer ki…

Allahü Teâlâ icabet edeceği garantisiyle birlikte, kendilerine irşâdda bulunduğu ve öğrettiği şekilde kullarının kendisinden istemelerini bildirerek şöyle demelerini emretmektedir

“Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” ﴾Bakara suresi, 286.ayet﴿ Sen Mevlâmızsın (bizim velîmiz, sahibimiz ve yardımcımız sensin). Sana tevekkül(güvendik-dayandık) ettik. Ancak…

Dünyâya düşkün olanlar âhıretlerini unutur ve harâb ederler, âhiretini düzeltmeye gayret edenlere ise Allahü teâlâ, dünyâyı kendisine hizmetçi kılar.

Hep dünyâ ile meşgûl ve dünyâya düşkün olanlarla alâkadâr olma, onlara rağbet etme, Onlarla yakınlık ve berâberlik hâlinde olman, onların bitmeyen işleriyle, tükenmeyen sıkıntı ve üzüntüleriyle üzülmek olacağını bil, Faydası, menfaati az olan dünyâ malının hevesiyle, sâf, pâk, arı ve temiz kalbini doldurma, Âhirete yarar işleri yapmakta gâyret, titizlik ve hassâsiyet göster, bu hususta hiçbir…

Kötülüğe karşılık kötülükle değil, iyilik ile muamele eyle ey vicdanı olan insan!

Müslüman, (müslüman)kardeşine güler yüzlü olmalı, (Ahiret)Din ve dünyâ işine, yardımda bulunmalı. Bir köylü, Medîne’de, sordu Efendimize sallallahu aleyhi ve sellem “Yâ Resûlallah, din nedir, öğret bize?” Buyurdu ki: “Allah’ın, emrine itâattir, Onun mahlûklarına, merhametli olmaktır.” Güzel ahlâk hakkında suâl eden birine, buyurdu ki: “İhsân(iyilik ve lutufta bulunmak) et, senden yüz çevirene!”

“Biri sana iyilikte bulunursa, devamlı sûrette Allahü teâlâya şükret. Çünkü o insanın kalbini sana çeviren Cenâb-ı Hak’tır” dedi Sultân-ül-Ârifîn rahmetullahi aleyh

Evliyanın büyüklerinden ve Silsile-i aliyye denilen büyük âlim ve velîlerin beşincisi olan  Sultân-ül-Ârifîn Bâyezîd-i Bistâmî’nin sırrı mukaddes kılınsın yakınlarından biri seyâhate çıkarken, huzûra gelip; “Bana tavsiyede bulunur musunuz?” dedi. O da; “Üç şey ile sana tavsiyede bulunurum” dedi: “Yolculukta kötü huylunun biri sana arkadaşlık ederse, onun kötülüğünü kendi güzel ahlâk potana sok da şekillendirmeye çalış….

Ehlullah, istişare(danışma) hakkında ne söylemişlerdir?

Ahmed bin Âsım Antâkî’ye rahmetullahi aleyh; “İstişâre (danışma) husûsunda ne dersin?” dedikleri zaman; “Emin, îtimâd edebilecek kimseden başkasına güvenme!” cevâbını vermiştir. “İstişarede(yani size bir şey danışıldığında nasıl davranmanız gerekir) söylenen söz, nasîhat hakkında ne tavsiye buyurursunuz?” diye sorulunca: “Söyleyeceğiniz sözü önce kendi(nize danışarak ve empati yaparak) nefsinize tatbik(araştırın-düşünün) edin, bu takdirde(onun yerinde olsaydınız ne yapardınız),…

İçinde meleklerin olmadığı bir evde bereket ve rahmet nasıl olur

2804.Hadis- Ebû Talha’dan radıyallahu anh rivâyete göre, şöyle diyor: Rasûlullah’den sallallahu aleyhi ve sellem işittim şöyle diyordu: “Köpek, resim ve heykel bulunan eve melek girmez.” (Buhârî, Bed-il Halk: 27; Müslim, Libas: 17)  2805.Hadis- Rafî’ b. İshâk’ın haber verdiğine göre, şöyle demiştir: Ben ve Abdullah b. ebî Talha Ebû Saîd el Hudrî’yi hastalığı dolayısıyla ziyarete gitmiştik….

“İyilik edin. Şüphesiz Allah iyilik edenleri sever” Bütün iyiliklerin asıl makamı ve sahibi olan Allah Azze ve Celle ﴾Bakara suresi, 195.ayet﴿

Allah, Dünya’da her şeyi birbirine bağlı ve birbirine hizmet edecek şekilde düzenlemiştir. Allahü Teala, kaliteli bir yönetim sistemi oluşturmuştur ve bu sistemin içinde bizim de görev ve sorumluluklarımız var. Allah’a ve bir gün onun huzurunda bulunacağına inanan onun istediklerini yerine getirsin ve ona itaat etsin.