6. yüzyılda Allahü Teala tarafından zariyat suresinde; “ve şüphe yok ki biz, elbette devamlı sûrette kainatı genişletenleriz” verilen bu bilgi, 1900’lü yıllardan sonra bilimsel olarak kanıtlanmaya başladı. İslam ile bilimi ayıranlar yeniden düşünsün.

NASA’nın Hubble Uzay Teleskobu’nu kullanan gökbilimciler şöyle bildirmektedirler ; Evren her saniye büyüyor. Galaksiler arasındaki boşluk, fırında yükselen hamur gibi uzuyor. Fakat evren ne kadar hızlı genişliyor? Hubble ve diğer teleskoplar bu soruyu cevaplamaya çalıştıkça, bilim adamlarının öngördüğü ve gözlemledikleri arasında ilginç bir farkla karşılaştılar. Hubble ölçümleri, evrenin 13 milyar yıl önce nasıl göründüğüne bağlı…

Teknoloji, insanlar tarafından yine insanlar için yaşamı kolaylaştırmak adına geliştirilen bir bilimdir.

Fakat insanların teknolojik olarak ilerlemelerinin ve geliştirmelerinin bir sınırı vardır. Hiçbir insan, dünyanın koruyucu kalkanı olan manyetosferi üretemez. Öyle bir teknoloji olması gerekir ki koruyucu kalkan, güneş rüzgârının Dünya’nın manyetik alanı ile doğru orantılı olsun ki kalkan bu şekilde etkileşimi ile oluşur. Bu şekil, Dünya’nın güneş rüzgârıyla tamponlandığı için sürekli değişen manyetik alanın şeklini ve…

“Düzensiz tesadüfi bir süreçten, düzen ortaya çıktı. Bir slikon atomu, dört oksijen atomu ile birleşti ve Quartz minerali oluştu.” National Geographic/ Down to the earth’s core

Bir ülke, bir şirket, bir aile, bir eğitim ve daha nice topluluklar, düzensizlik ve dağılma olmaması adına bir düzen içinde yönetilmesi gerekirken, kainatta kütlesel ve hacimsel olarak bulunan her şey nasıl düzensiz ve tesadüfi olabilir ki ? Üstelik yıldızların hiçbiri diğerinin yolunu kesmezken.. Kainatta veya Dünyada herhangi bir şey bize gereksiz, gülünç, saçma ya da…

“Üzerinde çalıştığımız her hayvan bizi şaşırttı” Neil deGrasse Tyson

Kurtların, köpeklerin ne kadar akıllı olduklarını gördük. Ama sadece onlar değil, “kuş beyinli” diye dalga geçtiğimiz kuşlar da çok akıllı. Sayı sayabiliyor, alet kullanabiliyorlar. Neil deGrasse Tyson ABD’li astrofizikçi    Allah’ın, yegane ve benzersiz olmasının mühürleri, yarattığı sanatlı eserlerinden her birinin üzerinde açıkça görünmektedir. Kainattaki her şey, Allah’ın ilimlerinin, eserlerinin, hârika sanatlarının teşhiridir.

İpucu; aranan şeye, gerçeğe ulaşmayı sağlayabilecek olan işaretlerdir. Allahü Teala yaklaşık 1300 yıl önce yani ilk insanlı uzay aracı için bilime yön göstererek işaretler vermiştir.

Mantıklı aklın işareti, herhangi bir düşünceye, onu kabul etmeden önce ona açık olmasıdır. Her şeyi doğru olarak bildiren Allah Azze ve Celle ayetlerinde şöyle buyurmuştur; Yoksa göklerin(kainatın), yerin ve ikisi arasındakilerin hükümranlığı onların mıdır? Öyle ise sebepleri(elementleri) kullanarak yükselsinler (bakalım!) ﴾Sad suresi 10.ayet﴿ Görünen ve görünmeyen her şeyi yaratan ve tek sahibi olan Allah, bu…

Bir insanın doğru yönde değişmesi için gerekli olan ilk şey, neden bu dünyada olduğu hakkındaki farkındalığının değişmesidir

“Her soru bir arayıştır” demiştir Martin Heidegger, Fakat bu soru, Franz Kafka’nın şu şekilde düşüncesinde ve eyleminde olmamalı; “Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyorum sadece”  İnanmamak şuna benzer; Okyanustan aldığınız bir kap suya bakarak, okyanusta balinaların yaşamadığını iddia etmeye.. Sorgula. Hiçbir fikir, birisi doğru olduğunu söylüyor diye doğru değildir, Kendin düşün….

Asıl tasarım, her noksanlıktan münezzeh olup her yönüyle düşünebilen ve kudreti olup her yönüyle yapabilenin işidir. O da Allah Azze ve Celle’dir.

Bütün tasarım ve mimarların, sanatkarların üstünde ise Allah vardır. İnsanların akciğerleri olduğu gibi dünyanın da akciğerlerinden biri ağaçlardır ve şekil tasarımı itibariyle insanların akciğerlerine benzer yanları vardır, fakat fayda olarak ağaçlar zararlı olanı(karbondioksiti) alıp, faydalı olanı(oksijen) verirler, insan ise yararlı olanı alıp, zararlı olanı verirler.(genel olarak zarar verici gibiyiz). Allah’ın bizler için yaratmış olduğu(karbon emicileri)…

Her şeyi yaratmaya mutlak güç sahibi olan Allah, 1400 yıl öncesinde bilimsel olarak düşünen ve çalışan nesil için şöyle buyurmuştur; “Biz, onlara yakında (kainattaki)varlığımızın ve kudretimizin delillerini göstereceğiz”

Varlığımızın delillerini,(kainattaki uçsuz bucaksız) ufuklarda ve kendi nefislerinde(yaratılışlarında) onlara göstereceğiz ki, o Kur’an’ın gerçek olduğu onlara net olsun. Rabbinin, her şeye (insanların gördüklerine)şâhit olması yetmez mi? ﴾Fussilet suresi, 53.ayet﴿

Biz, insanlar için binecekleri nice şeyler yarattık. ﴾Yasin suresi, 42.ayet﴿ Ezeli ilim sahibi Hak Teala

Bazılarınız şöyle düşünüyor olabilir ; “Bu araçları yapanların hepsi birer insan, nasıl oluyorda ayette böyle yazıyor?” Cenab-ı Hak, biz insanların ihtiyacına göre temel olan malzemeleri yani elementleri dünyaya göndermiştir. Malzeme yani temel elementler olmadan hiçbir şey olmazdı. Discovery Science bir belgeselinde ise şöyle açıklar ; Siz arabanızın nereden geldiğini hiç merak ettiniz mi? Bugün kullanılan…

Yeri de yaydık, ona sabit dağlar yerleştirdik. ﴾Hicr suresi, 19.ayet﴿ Her şeyi matematiksel bir hesaba ve amaca uygun yaratan Allah Azze ve Celle

(National Geographic) 1900’lerin başlarında bilim adamları, Dünya’nın bir soğan gibi birçok katmandan oluştuğundan oldukça emindiler ancak katmanların tam olarak nerede başladığını ve bittiğini bilmiyorlardı. 1909 yılında bir Hırvat sismolog olan Andrija Mohorovicic, bu tabakaların en sığ, kabuk ve altta yatan tabakanın, Dünya’nın mantosunun varlığını ortaya koydu. 1936’da ise Danimarkalı sismolog olan Inge Lehmann sismik dalga verilerini kullanarak, dünya’nın iç çekirdeğini keşfetti….