“..Kim böyle hainlik ederse, kıyamet günü hainlik ettiği şey ile gelir.” ﴾Al-i İmran suresi, 161.ayet﴿

Güveni kötüye kullanmak ve aldatmak hayatın her alanında olan kötü bir davranış şeklidir. Başında bulunduğu milletinin güvenini ve görevini kötüye kullanan Cumhurbaşkanları’nın ve diğer başkanların, patronların ve diğer makam sahiplerinin vay haline.. Fakat bütün hakimlerin asıl ve doğru makamı olan Hak Teala buyurmuştur ki; Sonra da hiçbir haksızlığa uğratılmaksızın herkese kazandığının karşılığı tastamam ödenir. ﴾Al-i İmran…

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurdular ki “Biliyor musunuz Rakûb kimdir?”

Orada bulunanlar şöyle cevap verdiler; “Çocuğu olmayandır” dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “Hayır öyle değil, çocuğu olduğu halde kendisi(Anne veya Baba) öldükten sonra çocuğunun kendisi için hiç bir hayır(yardım-iyilik) yapmadığı(dolayısiyle Anne-Babanın amel defterine hayır-hasenat yazmadığı)  kişidir” buyurdular. Sonra Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem devam ederek; “Sa’lûk kimdir bilir misiniz?” diye sordular. Oradakiler buna cevap olarak:…

Sonsuz zenginliği hiç eksilmeyen Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştur; “Kimdir Allah’a güzel bir borç verecek o kimse ki, Allah da o borcu kendisine kat kat ödesin. (Rızkı) Allah daraltır ve genişletir. Ancak O’na döndürüleceksiniz.” ﴾Bakara suresi, 245.ayet﴿

Abdullah İbn Mes’ûd radıyallahu anh/Allah ondan razı olsun şöyle demiştir : «Kimdir o ki, Allah’a güzel bir borç versin de Allah, onu kat kat fazlasıyla ödesin.» âyeti nazil(indirilince) olunca Ebu ed Dehdâh el-Ansârî, “Ey Allah’ın Rasûlü, Allah bizden borç mu istiyor?” diye sordu. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem : «Evet, ey Ebu Dehdah» buyurdular….

Allahü Teâlâ icabet edeceği garantisiyle birlikte, kendilerine irşâdda bulunduğu ve öğrettiği şekilde kullarının kendisinden istemelerini bildirerek şöyle demelerini emretmektedir

“Ey Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevlâmızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” ﴾Bakara suresi, 286.ayet﴿ Sen Mevlâmızsın (bizim velîmiz, sahibimiz ve yardımcımız sensin). Sana tevekkül(güvendik-dayandık) ettik. Ancak…

İnsan, ihtiyaçları olan bir varlıktır. Evet kul, yapılması gereken her şeyi yaptıktan sonra duâ ederse, Allah Teâlâ kanunlarına uyan herkese lütfettiği hazînelerini ona da verir.

Allah Teâlâ zâtı bakımından her şeye yakındır. Çünkü her şey, O’nun tarafından varedilmiştir. Biz biliyoruz ki; amelî hükümler (amel, insana dair bütün eylemleri/fiilleri kapsar), îmânı kuvvetlendirmek ve nefsi islâh etmek için meşru kılınmıştır. Onlar bilmelidirler ki, Allah Tealâ kendilerine(kullarına) pek yakındır. O’nunla kendileri arasında duâ ve ibâdetlerini Allah’a iletecek bir aracı ve şefaatçi yoktur. Allah…

Melek, Allah’a şöyle bildirir «Ey Rabbım, Senin kulun bir kötülük işlemek istiyor»

Her şeyi gören ve gözeten Allah Teâlâ : «Onu gözetin, eğer (o kötülüğü)işlerse bunu onun hakkında misli ile yazın. Ama terkederse bunu onun için bir iyilik olarak yazın. Çünkü bunu ancak benim için terketmiştir.» buyurur. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem   Kaynak : İbn-i Kesir Ebü’l-Fidâ (Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun) Hadisler ve ayetlerle…

“Kıyamet günü Allah Teâlâ’ya kullarından birisi getirilir” Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem

Allah Teâlâ «Dünyada benim için ne yaptın?» diye sorar. O kul «Ey Rabbım, dünyada iken senin rızânı umabileceğim zerre ağırlığınca bir şey yapmadım.» der ve bunu üç kere tekrarlar. Sonunda da şöyle der «Ey Rabbım, sen bana fazla mal vermiştin ve ben insanlarla alışveriş ederdim. Müsamahalı olmak benim huylarımdandı. Eli bol olana kolaylık gösterir, darda…

Nasıl ki kirli su ile kirli çamaşırlar temizlenmez aksine daha beter olur, kirli(haram kazançlı) para ile de hayır(iyilik)yapılmaz.

Çalıştığımız firma veya sahibi olduğumuz işyerini, sahtekarlık yapmadan-yalan söylemeden çalıştırabilmemiz bu nedenle mühim, İslam’a göre kazanmalı ve İslam’a uygun harcamalıyız. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuşlardır; «Kul haramdan bir mal(para) kazanır da ondan infâkda(harcamada) bulunursa kendisine bereketli(olmaz) kılınmaz, ondan(haramdan) tasadduk(sadaka-bir şey vermek) ederse (Allah katında)kabul edilmez, arkasında bıraksa(miras olarak- umumi insanlara hizmet eden…

“Bir tatlı dil, bir de af, peşinden eziyet gelecek sadakadan daha hayırlıdır” Her yönden ve her şeyin üzerinde eksiksiz olarak zengin ve kudreti olduğu halde hemen cezalandırmayan Allah Azze ve Celle (Bakara suresi, 263.ayet)

Allah Teâlâ kendi yolunda bulunan ve sonra da hayır ve sadaka verdiği kimselerin başına kakmayan, yaptığından dolayı hiç kimseye ne sözle, ne de işiyle başa kakmayan kimseleri överek buyuruyor ki : «Mallarını Allah yolunda infâk(harcayıp, verip) edip de sonra infâk ettikleri şeyin ardından başa kakmayan ve (iyilik yaptıkları kimseye daha önceki iyiliğin ecrini düşüren) eziyette…