Gaybın(gizli)anahtarları yalnızca O’nun katındadır. Onları ancak O’ bilir. Karada ve denizde olanı da bilir. Hiçbir yaprak düşmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane, hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta(Levh-i Mahfuz/muhafaza edilen levha) olmasın. ﴾En’am suresi, 59.ayet﴿ Her şeyi bilen Alim Allah Azze ve Celle

Hayata bir de bu açıdan ve eşi ve benzeri olmayan, her noksanlıktan münezzeh olan Allah’ın sözlerinden bakın.

“Gözler O’nu idrak edemez ama O’ gözleri (insanın gördüğünü Allah’da görür)idrak eder. ﴾En’am suresi, 103.ayet﴿ Yarattıklarının kalbinden ve aklından geçenleri de, geçecek olanları da en ince ayrıntısına kadar bilen Hak Teala

Rabbinizden size gerçekleri gösteren deliller(Kur’an ayetleri) geldi. Artık kim gözünü açar hakkı(gerçekleri) idrak(hem aklını, hem kalbini kullanarak) ederse kendi yararına, kim de (gerçeklerin karşısında) körlük ederse(yüz çevirir yada inkar ederse) kendi zararınadır. ﴾En’am suresi, 104.ayet﴿   Dünyanın hakiki mahiyetini idrak edin, ölmeden ebedi olan ahiret hayatınıza hazırlanın. Düşmanını(şeytanı) iyi tanı. Dostunu (seni yaratan Allah’ı) daha…

Günahın açığını da bırakın, gizlisini de. Çünkü günah kazananlar, yaptıkları karşılığında cezalandırılacaklardır. ﴾En’am suresi, 120.ayet﴿ Yarattıklarını cezalandırmaktan ötürü uyaran, esirgeyen, çok merhametli ve halim olan Allah Azze ve Celle

Allahü teâlâ,(günahlarından ötürü) bir kimseye bir müddete kadar, devamlı olarak hakkında hayırlı olmayan nîmetler verip(o insan için bazı şeyler yolunda ve güzel gider), onun da bunu Allahü teâlâ’nın bir lütfu ve ihsânı(ikramı), tuttuğu yolun(yaşadığı hayatın) kendisi için iyi olduğunu zannederek aldandığı, gururlandığı, gaflette bulunduğu(Allah’ın kendisine yaptığı bu durumdan habersiz ve duyarsız olarak yaşaması), taşkınlık yaptığı…

O'(Allah) gökten su (yağmur)indirendir. ﴾En’am suresi, 99.ayet﴿ Kullarına hadsiz ikram sahibi Kerim olan Allah Azze ve Celle

“İşte biz onunla(yağmur-su) her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir, ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar, üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız. (Meyvelerden)Birbirine benzer(olanları vardır) ve birbirinden farklı(olanları vardır). Bunların meyvesine(henüz çiçek ve tomurcuk iken), sonra bir meyve verdiği zaman(olgunlaşmadan önce), bir de olgunlaştığı zaman…

Kıyamet günü onlara şöyle denilecek ;”Ey cin ve insan topluluğu! İçinizden size âyetlerimi anlatan ve kıyamet gününün mutlaka geleceği hakkında sizi uyaranlar gelmedi mi?” Cinleri ve insanları, ancak kendisine kulluk etsinler diye yaratan ve hayat veren Allah Azze ve Celle

Onlar da şöyle diyecekler: “Biz kendi aleyhimize şahitlik ederiz.(kimileri “evet gelmişti fakat biz inanmamıştık” diyecekler, kimileri “evet gelmişti fakat biz hayatımıza istediğimiz gibi devam etmiştik, namaz kılmadık, oruç tutmadık emir ve yasaklarına uymadık ” diyecekler)” Dünya hayatı onları aldattı(sadece ölene kadar istediklerini yaşadılar) Allah da diyecek ki(kıyamet günü): “Allah’ın diledikleri (affettikleri) hariç, içinde ebedi kalmak…

“Bu dünya hayatından başka hayat yok, yeniden dirilişe de inanmıyorum” diye düşünerek Kur’an ayetlerini inkar edenlere, kıyamet günü cehennem ateşine yaklaştırıldıklarında, Allahü Teala şöyle buyuracak ; “Nasıl, gerçek değil miymiş?”

“Kur’an-ı Kerim, öncekilerin hikayelerinden başka bir şey değil” derler. ﴾En’am suresi, 25.ayet﴿ Onlar, başkalarını ondan (neden bu dünyaya geldiklerini düşünüp, Kur’an’ı araştırmaktan, anlamaya çalışmaktan, yaşama geçirmekten) alıkoyarlar, hem de kendileri ondan uzak kalırlar. Onlar farkına varmaksızın, ancak kendilerini helak ediyorlar(kendilerini cehenneme hazırlıyorlar). ﴾En’am suresi, 26.ayet﴿  Onları, kıyamet günü ateşin karşısında durdurulup da, “Ah, keşke dünyaya geri döndürülsek…

Kıyamet günü, Kudreti her şeyin üzerinde ve yaratmanın her türlüsünü bilen Aziz ve Celil olan Allah, bütün kemikleri bir araya getirecek, ardından kemik etine bürünecek, bütün canlılar hesap görülmeye hazır hale gelecek ve insanlar hesaplarının görülmesi için, binlerce yıl bekleyecekler.

Bir şeyi dilediği zaman, O’nun(Allah’ın) emri o şeye ancak “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.﴾Yasin suresi, 82.ayet ﴿ Onların(insanlar) hepsi mutlaka toplanıp (hesap için) huzurumuza çıkarılacaklardır. ﴾Yasin suresi, 32.ayet﴿ Yeryüzünde gezen her türlü canlı ve (gökte) kanadıyla uçan her tür kuş, sizin gibi birer topluluktan başka bir şey değildir. Biz Kitapta(Levh-i mahfuz) hiçbir şeyi eksik bırakmadık….

“insanlara yarar sağlayacak şey ise, yeryüzünde kalır. İşte Allah örnekleri böyle vermektedir.” Ezeli ilim sahibi Allah Azze ve Celle (Rad suresi, 17.ayet)

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden önce gelenlerin akıbetlerinin nasıl olduğuna bakmadılar mı? Onlar kendilerinden daha çok, daha güçlü ve onların yeryüzündeki eserleri daha üstündü. Fakat kazanmakta oldukları şeyler onlara bir fayda vermemişti. (Mü’min suresi 82.ayet) Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine…