“Bu namazı bir kul kılar ise.. Allah-ü Teala onun okuduğu her harf ve her ayet için cennette bir mahrefe ihsan eder” dedi ümmetinden her bir insanın cennete girmesi için mücadele eden son Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuşlardır ki; “Beni Peygamber olarak gönderen Yüce zat hakkı için bu namazı kılanın kalbinden hikmet kaynakları kaynamaya başlar, o hikmetleri dili konuşur. Allah-ü Teala o kimseye, dünyanın derdini de devasını da gösterir.  Beni Peygamber olarak gönderen Allah hakkı için her kim bu namazı anlattığım şekilde kılar ise başını secdeden…

O ki bir zamanlar Hz. Hızır’ın aleyhisselâm rüyada şu şekilde söylediğidir “Her kim dünyâda kurtuluşa ermek ve (ahirette)saâdete kavuşmak isterse, Şeyh Abdülkâdir’in meclisine devâm etsin!”

Çok sabırlı idi. Talebelerinin suallerini kızmadan cevaplandırır, dersi geç anlayanlara sabırla anlatırdı. Ubey isminde, anlatılanları zor kavrayan bir talebe vardı. Bir gün ders sırasında İbn-üs-Semhal isminde bir zât gelmişti. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin onun dersi geç anlamasına karşı gösterdiği tahammüle hayran kaldı. O talebe dersini alıp çıktıktan sonra, gösterdiği sabra hayret ettiğini söyleyince, Abdülkâdir Geylânî hazretleri;…

«Sen “Âmîn” demedin» Allah Resulü Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Bir duaya âmîn diyen kimse o duayı okumuş gibidir. Bunun içindir ki imâm’a uyan duâ okumaz, çünkü onun Fâtiha’dan sonra âmîn demesi, okuması demektir. Bunun için Allah Resulü Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem, hadîste şöyle buyurulmuştur; «Kimin imâm’ı varsa, imâm’ın okuyuşu onun için de bir okumadır.» İmâm “Ğayri’l-mağdubi aleyhim vela’d-dâllin” deyince cemâat «âmîn» dediklerinde…

“İstersen yüzbinlerce kişi arasında ol, istersen bu dünyada maddi makam sahibi insanların arasında ol, her şey ve herkes Allah Azze ve Celle’ye muhtaçtır ve O’na dayanmak zorundadırlar”

Şirk(Allah’a inanmak ama bununla birlikte bazı şeyleri sebeplerden bilmek ve o sebepleri yaşamının merkezinde tutmak. Örneğin hastalıkta ilaç ve doktorlar birer sebeptirler ama şifa Allah’tandır.) bile bir karıncanın sadece kıpırdamasından daha gizliyse, bundan korunmak için dahi Allah-ü Teala’ya sığınarak dua ederken, nasıl muhtaç olunmasın Cenab-ı Hakk’a… Bu hadîs’in metni Müsned’de Ebu Mûsâ el-Eş’arî rahmetullahi aleyh…

“Ey Rabbimiz! bir kulun öyle bir söz söyledi ki onu nasıl yazacağımızı bilmiyoruz”

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuş; Allah’ın kullarından bir kul demiş ki; -Ey Rabbim hamd sanadır, vechinin celâline, saltanatının azametine lâyık olduğu şekilde hamd sanadır. Kirâmen kâtibin adı verilen melekler bunu nasıl yazacaklarını bilememişler, Allah’ın huzuruna çıkarak ; -Ey Rabbimiz bir kulun öyle bir söz söyledi ki onu nasıl yazacağımızı bilmiyoruz demişler. Allah Azze…

dedi ki; bu söz Allah’ın kendi nefsi için seçtiği, hoşlandığı ve söylenmesini istediği sözdür .

Hz. Ömer radıyallahu anh/ Allah ondan razı olsun, bir gün Hz. Ali’ye radıyallahu anh; «Biz, Lâ ilahe illallah, Sübhânallah ve Allahü Ekber lafızlarının mânâsını biliyoruz, Elhamdülillah lafzının söylenmesinin hikmeti nedir?» Hz. Ali radyallahu anh ise şöyle buyurdu: «Elhamdülillah, Allah’ın kendi nefsi için seçtiği, hoşlandığı ve söylenmesini istediği sözdür.»   Kaynak : İbn-i Kesir Ebü’l-Fidâ (Allah’ın selamı rahmeti ve…

“Allahü Teâlâ kereminden, bizim hizmetimizde bulunan müminleri tâzim için kudret sofrasında melekleriyle o yemeği gönderdi.” Abdürrahîm Tırsî sırrı mukaddes kılınsın

Abdürrahîm Tırsî, Anadolu Evliyalarından olup,  İznik yakınlarındaki Tirse köyünde doğmuştur. 1520 (H.927) senesi Şubat ayında İznik’te vefât etmiştir. Abdürrahîm Tırsî rahmetullahi aleyh, Yaylak denilen yerde bir câmi yapmak için talebeleri ve halktan sevenleri ile ağaç kesmeye ormana gitti. Bir talebesine yanlarına küçük tencerede bir miktâr pirinç çorbası ile çok miktâr da tabak almasını söyledi. Ormana…

“Fatiha sûresini yedi kere okudum kabile başkanı derhal iyileşti” Ebû Saîd el Hudrî radıyallahu anh

Ebû Saîd el Hudrî’den radıyallahu anh rivâyete göre şöyle demiştir: Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bizi bir müfreze olarak göndermişti. Bir kabilenin kasabasına uğradık ve bizi misafir etmelerini istedik de bizi ağırlamadılar. Derken kabile reislerini akrep soktu bunun üzerine bize gelerek “aranızda akrep sokmasına karşı okuyacak bir kimse var mı?” dediler. Bende evet dedim, ben…

“Çünkü ben nefsimi(kendimi) herkesten ziyade nasihat’e muhtaç görüyorum.” Bediüzzaman Said Nursi rahmetullahi aleyh

«Bana öyle bir âyet indirildi ki Dâvûd oğlu Süleyman ile benden başka kimseye indirilmemiştir. Bu «Bismillâhirrahmânirrahîm’dir.» Allah Teâlâ İzzet ve Celâline yemin etti ki kendisinin adı neyin üzerine anılırsa muhakkak onu kutlu kılar. Resülullah sallallahu aleyhi ve sellem Kaynak : Ebu İsa İbn-i Kesir/ Fatiha suresi tefsir Rahmân: Dünya hayatında, mü’min-kâfir(Allah inancı olmayan- Allah’a ortaklar addeden) gözetmeksizin,…