“Ey meleklerim, sizi şahit tutuyorum. Kullarımın, ramazan ayında tuttukları orucun ve kıldıkları namazın sevabı, rızam ve mağfiretim olsun.” Doğru söz sahibi Allah Azze ve Celle

Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem buyurmuştur; Bayram gecesi olduğu zaman, bu geceye “Mükafat” gecesi adı verilir. O gecenin sabahında, melekler Allah’ın emri ile yere inerler. O melekler yeryüzüne indikten sonra şöyle seslenirler; “Ey Muhammed ümmeti, ikram sahibi Rabbınıza gelin. Bol bol ihsanlar edecek, büyük günahları bağışlayacak.” Bu sesi, insanlar ve cinler hariç, Allah’ın yarattıklarının…

Kapalı kapıları duâ anahtarı ile açmalıdır..

Hindistan’ın büyük velilerinden olan Muhammed Nakşibend(Huccetullah) sırrı mukaddes kılınsın, yazdıkları mektuplarından birinde buyurdular ki: “Allahü teâlâya hamd olsun. Seçtiği kullara selâm olsun. Mektubunuzla şereflendik. İkrâmlarınız da geldi. Duâ etmemize sebep oldu. Hadîs-i şerîfde; “Duâ kapılarının kendisine açıldığı kimseye (yâni duâ nasib olan kimseye) kabûl kapıları ve Cennet, yâhut rahmet kapıları da açılır” buyruldu. O hâlde…

“Bir Ramazan ayının ilk gecesi idi..”

Evliyanın büyüklerinden olan Mâlik bin Dînâr hazretleri sırrı mukaddes kılınsın bir yıl hacca gitti. Haccını tamamladığı gece rüyâsında bir ses işitti; “Yâ Mâlik! Hacca gidenlerden Muhammed oğlu Abdurrahmân affedilmedi.” dedi. Sabahleyin çevresinde Muhammed oğlu Abdurrahmân’ı aramaya başladı. Sordukları kimse ona: “Aradığın kimse Kur’ân ehlidir. Her yıl hacca gelir.” dediler. Araya araya onu bir köşede Kur’ân…

“Şayet, yere ve semalara konuşma izni verilecek olsa, ilk olarak ramazan ayında oruç tutanlara cennet müjdesi verirlerdi. “Allah’ın hidayetinin güneşi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adına(Bismillahirrahmanirrahim) Bütün güzel övgüler, şükürler, senalar, takdisler Alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsus’tur.(Elhamdülillahi Rabbil Alemin) Allah’tan başka yaratıcı ilah yoktur. Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem onun kulu ve elçisidir. (La ilahe illallah, Muhammedun resulullah) “Ey iman edenler ! (bana itaat edenler ve gönderdiğim kitaplarıma ve peygamberlerime inananlar),Sizden öncekilere farz (yapılması…

Onun hâlini ve durumunu anlayamayanlar, kendisine ahmak derlerdi. Halbuki o, zamanında bulunanlar için, Allahü teâlâ’nın bir rahmetiydi.

Endülüs’ün İşbîliyye şehrinde yetişen hanım velîlerden olan Fâtıma binti Müsennâ rahmetullahi aleyh, her an Allahü teâlâyı düşünürdü. Hep O’nu hatırlardı. “Ente, ente (Sensin, sensin), senden başka her şey boştur.” derdi. Onun hâlini ve durumunu anlayamayanlar, kendisine ahmak derlerdi. Hakkında böyle uygunsuz şeyler söylendiğini haber alınca; “Asıl ahmak, Rabbini tanımayanlardır.” buyururdu. Fâtıma binti Müsennâ rahmetullahi aleyh,…

“O’nun heybet ve celâli karşısında dehşete düşmüş, yere bakarken, arkamdan bir kimse yavaş yavaş sağ tarafıma yanaştı.” Abdülhakim Arvasi sırrı mukaddes kılınsın

Ruh bilgilerinin, tasavvuf ilminin mütehassısı(uzman), son asır âlim ve velîlerinden olan Abdülhakim Arvasi rahmetullahi aleyh, Nehrî’de gördüğü bir rüyâ üzerine tahsîline daha büyük ehemmiyet verdi. Bu rüyâyı şöyle anlatmaktadır; Nehrî isimli kasabada din ve fen ilimleri üzerine tahsil görüyordum. Ramazan ayını âilemle birlikte geçirmek üzere memleketime döndüm. Henüz ilk mektep kitaplarını tahsîl ettiğim zamanlardı. Ramazan ayının…

“Yâ Sâmi! Bu senin mürşidin, hocandır.” Allah’ın rahmani sırlarının tecelligahı Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Anadolu’da yetişen mutasavvıflardan olan Abdurrahman Sami Niyazi efendi rahmetullahi aleyh(Allah ona rahmet etsin), bir Ramazân gecesi rüyâsında Resûlullah efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem gördü. Resûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, yanında bulunan zâtı göstererek; “Yâ Sâmi! Bu senin mürşidin, hocandır. Sen vapura bin ve denize açıl. Vapur hangi iskelede durursa orada in. Hocanı orada bulacaksın.”…

“Ey kullarım! Siz dünyâda iken enbiyâ kabirlerini ve evliyâyı ziyâret etmekten hoşlanırdınız. Şimdi size izin veriyorum Cennet’teki enbiyâ ve evliyâ makamlarını dolaşın.” Salih kulların, O’nun cemalini görmeye hasret ettiği, her noksanlıktan münezzeh olan Allah

Meşhûr velîlerden olan Hasan bin Muhammed bin Behâ sırrı mukaddes kılınsın, enbiyâ ve evliyâ kabirlerini çok ziyâret ederdi. Bu sebeple evliyâ türbelerinin çok bulunduğu bir yer olan Bağdat’a iki defâ gitti. Bir defâsında şöyle demiştir: “Allahü teâlâ Cennet’te bâzı kullarına lutfedip; “Ey kullarım! Siz dünyâda iken enbiyâ kabirlerini ve evliyâyı ziyâret etmekten hoşlanırdınız. Şimdi size…

“Yâ Eyyûb! Allahü teâlâ kıyâmet gününde; Sana Mısır’ı verdim, oraya sultan yaptım. Sen ise, hükmün altındaki topraklarda içki satılmasına müsâade ettin, dediğinde halin ne olur?” Âlimlerin sultânı İzzeddîn bin Abdüsselâm rahmetullahi aleyh

Mısır’daki Evliyânın büyüklerinden ve Şâfiî mezhebi fıkıh âlimi olan İzzeddîn bin Abdüsselâm rahmetullahi aleyh, bir bayram günü , sultanla bayramlaşmak üzere saraya gitti. Saraya girince, bütün herkesin sultanla bayramlaşmak için hazır bulunduğunu, âmirlerin ve ulemânın, sultanın önünde yerlere kadar eğildiğini gördü. İzzeddîn bin Abdüsselâm, sultânı, bir tâzim kelimesi olmadan ismi ile çağırarak; “Yâ Eyyûb! Allahü…