“Bir Ramazan ayının ilk gecesi idi..”

Evliyanın büyüklerinden olan Mâlik bin Dînâr hazretleri sırrı mukaddes kılınsın bir yıl hacca gitti. Haccını tamamladığı gece rüyâsında bir ses işitti; “Yâ Mâlik! Hacca gidenlerden Muhammed oğlu Abdurrahmân affedilmedi.” dedi. Sabahleyin çevresinde Muhammed oğlu Abdurrahmân’ı aramaya başladı. Sordukları kimse ona: “Aradığın kimse Kur’ân ehlidir. Her yıl hacca gelir.” dediler. Araya araya onu bir köşede Kur’ân…

“Ya Abdürrahîm! Hızır’ı görsem deyip dururdun, fakat bilsem demezdin.”

Bilemedikten(tanımadıktan) sonra, görmenin faydası olur mu? Şüphesiz ki bildiren Allah Azze ve Celle’dir. Anadolu evliyâlarından olan Abdürrahîm Tırsî sırrı mukaddes kılınsın, küçük yaşta babası ile İznik’e giderek büyük velî Eşrefoğlu Rûmî’nin sırrı mukaddes kılınsın, sohbetlerine katıldı. Eşrefoğlu Rûmî’nin; “Bu çocuğu bize verin, tâlim(eğitim) ve terbiyesi ile meşgûl olalım.” buyurması üzerine babasının rızâsı ile onun yanında…

“Gece yarısı idi..duayı 3.kez okuduktan sonra bana şu nida geldi..”

-Allah sana yetişir; sen Yüce Allah’a en büyük ismini vesile ederek dua ettin. Kim, o ismi vesile edip dua etse, makbul olur. Kim o duaları vesile edip bir şey istese, kendisine verilir.  Bundan sonra beni bir ağırlık bastı, uyudum. Rüyamda Resulullah efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem gördüm. O duayı kendisine arz ettim, bana şöyle buyurdu;…

“O gece onu rüyâmda bir bahçe içinde gördüm. Bahçenin üzerinde yüksek bir kubbe, kubbenin altında bir taht üzerine oturmuştu”

Sırrı mukaddes kılınsın, Sahabe-i Kiramı gören ve evliyanın büyüklerinden olan Abdülvâhid bin Zeyd rahmetullahi aleyh anlatır; Bir defâsında deniz yolculuğuna çıkmıştık. Bindiğimiz gemi fırtınaya tutuldu. Sonunda dalgalar bizi bir adaya sürükledi. İnip dolaşmaya başladık. Puta tapan bir adama rastladım. “Neden bu puta tapıyorsun. Bu ne fayda ne de zarar verir!” dedim. “Siz kime taparsınız?” diye…

“Ben Peygamberim, bana salevât getirdiği için ona şefâat ettim.”

Sırrı mukaddes kılınsın, meşhûr hadîs, fıkıh âlimi ve evliyânın büyüklerinden olup, Tebe-i tâbiînden(Sahabe-i Kiram’ı görenlerden) olan Abdülvâhid bin Zeyd rahmetullahi aleyh, yaşadığı ibret verici hadîselerden bâzılarını, insanlara nasîhat ve ders olması bakımından nakletmiştir. Şöyle anlatmıştır:  Hacca gitmiştim. Yanımda bir genç durmadan Peygamber efendimize salâtü selâm getiriyordu. Bâzı yerlerde okunması daha uygun duâlar olduğu halde, genç…

“Bir hükümdar düşün ki ziyafet hazırlatır ve o ziyafete halkını davet eder” demiş Allah’ın kendisine yakın kıldığı melek

Örnekleme; Düşünceleri belirgin kılmak için uygulanan bir anlatım yoludur, anlaşılmasını kolaylaştırır. Allah Resulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur;  “Rüyamda gördüm Cibrîl(Cebrail) başucumda Mikâil’de ayak ucumda durmuş biri diğerine şöyle diyordu: “Bu kimse için bir örnekleme yap” O’da şöyle dedi: “Dinle kulağın duysun, kalbin anlasın(iyice anla), senin durumunla(Hz. Muhammed’in) ümmetin(Peygamberimize uyanların) durumu bir hükümdarın durumuna…

İki kişi sohbet etmişler..

Namaz kılmayan bir insan, karşısındakine yaşadığı hadiselere istinaden atlattığı badirelerden şöyle bahseder; -Bir gün, bana kaza yapacağım rüyamda bildirildi(bende arabaya binmeden önce mutlaka abdest alırdım) ve sonrasında kaza yaptım. Başka bir zaman ise zehirlenme durumunda iken bir zat beni “kalk zehirleniyorsunuz” diye uyandırdı. Diyerek ve kendisinin sevilen kullardan olduğunu düşünerek bunu karşısındakine lisan-ı hal ve…

“Bir de taht’a baktım, üzerinde yalnız başına Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem oturuyor” İmam Şazeli rahmetullahi teala aleyh

İmam Şazeli şöyle buyurmuştur; Mescid-i Aksa’da istirahat için biraz yaslanmıştım, uyumuşum. Rüyamda gördüm ki mescidin dışında haremin ortasına bir taht kurulmuş. Derken grup grup bir çok insanlar geldiler. Ben; -Bu kalabalık nedir? diye sordum. – Bütün nebi ve resuller aleyhimüsselam toplandı. Muhammed’in aleyhisselam huzurunda Hüseyn Hallac(Meşhur Hallac-ı Mansur’dur) için şefaate gelmişler. Bu zat onun hakkında…

“O’nun heybet ve celâli karşısında dehşete düşmüş, yere bakarken, arkamdan bir kimse yavaş yavaş sağ tarafıma yanaştı.” Abdülhakim Arvasi sırrı mukaddes kılınsın

Ruh bilgilerinin, tasavvuf ilminin mütehassısı(uzman), son asır âlim ve velîlerinden olan Abdülhakim Arvasi rahmetullahi aleyh, Nehrî’de gördüğü bir rüyâ üzerine tahsîline daha büyük ehemmiyet verdi. Bu rüyâyı şöyle anlatmaktadır; Nehrî isimli kasabada din ve fen ilimleri üzerine tahsil görüyordum. Ramazan ayını âilemle birlikte geçirmek üzere memleketime döndüm. Henüz ilk mektep kitaplarını tahsîl ettiğim zamanlardı. Ramazan ayının…

“Yâ Sâmi! Bu senin mürşidin, hocandır.” Allah’ın rahmani sırlarının tecelligahı Hz. Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem

Anadolu’da yetişen mutasavvıflardan olan Abdurrahman Sami Niyazi efendi rahmetullahi aleyh(Allah ona rahmet etsin), bir Ramazân gecesi rüyâsında Resûlullah efendimizi sallallahu aleyhi ve sellem gördü. Resûlullah efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem, yanında bulunan zâtı göstererek; “Yâ Sâmi! Bu senin mürşidin, hocandır. Sen vapura bin ve denize açıl. Vapur hangi iskelede durursa orada in. Hocanı orada bulacaksın.”…