Biraz tefekkür, biraz lezzet ve şükür..

Lâkin bu gün kötülük yapan insanlar çoğalıyor, Helâl haram demeden yaşıyor, İnsanlar arasında ne sevgi, ne de muhabbet samimi değil, sahte.. Arkasından başka, yüzüne bambaşka, Çirkin olan haramlar ise moda ve âdet yerine geçti, Belâlar karşısında, tevekkül ve sabır yok, kimi intihar ediyor, kimileri ise isyan.. Allah’ın takdirine, ne tevekkül ne de rızâ var, İslam…

O ki bir zamanlar Hz. Hızır’ın aleyhisselâm rüyada şu şekilde söylediğidir “Her kim dünyâda kurtuluşa ermek ve (ahirette)saâdete kavuşmak isterse, Şeyh Abdülkâdir’in meclisine devâm etsin!”

Çok sabırlı idi. Talebelerinin suallerini kızmadan cevaplandırır, dersi geç anlayanlara sabırla anlatırdı. Ubey isminde, anlatılanları zor kavrayan bir talebe vardı. Bir gün ders sırasında İbn-üs-Semhal isminde bir zât gelmişti. Abdülkâdir Geylânî hazretlerinin onun dersi geç anlamasına karşı gösterdiği tahammüle hayran kaldı. O talebe dersini alıp çıktıktan sonra, gösterdiği sabra hayret ettiğini söyleyince, Abdülkâdir Geylânî hazretleri;…

Allah’ın yarattığı ay’ın hilalden dolunay olabilmesi için bile bir zaman gerekir

Bu zaman içinde diğer evrelerini görürüz. Biz insanlar da aynı durumdayız, bir şey için zaman gerekir bazen, zaman gerektiğinde ise sabır gerekir, “Sabretmek öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir.” demiştir Şems-i Tebrizi rahmetullahi aleyh ve eklemiştir  “Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül/(aklında canlandırmak) edebilmektir “ ” Geçmiş, zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan…

Niyetimiz hayır olursa, akıbetimiz de hayır olur. Allah’ın dileği ve izniyle

Bize uzun görünen fakat hakikatte kısa bir yolculuktayız. Ölüm önümüzde, geleceğimizde. Bu dünyaya, Rabbimiz’i tanımak ve imtihan için gönderildik. İnsanız, hata ve yanlışlarımız olabiliyor, kalbimiz halden hale giriyor. Kalpler Allah’ın nezdinde. Akıllı olan ise, yanlışını biliyor, tövbe ediyor, hatada ısrarı terk ediyor, doğru olanı yapmaya çalışıyor. Her şeyden haberdar olan Cenab-ı Hak, istikameti üzere olan…

Şeytan, kendisine yönelen bu soru karşısında, bir süre cevap vermedi

Yaratıcımız Allah Azze ve Celle, hem Asr-ı saadette hem sonraki gelecek olan insanlara nesilden nesile aktarılması adına, şeytan’ın insanları nasıl doğru yoldan aldığını (stratejilerini) ve kandırdığını anlatması için, Resulü Peygamber Efendimiz’in sallallahu aleyhi ve sellem ve Allah hepsinden razı olsun sahabenin yanına göndermişti, Ashab-ı kiramın(Peygamber efendimizin aleyhissalatü vesselam dostları-arkadaşları) bizlere aktardığı bu konuşmalardan bir bölümü…

“Bütün hareketlerinizde ölçülü olun” Abdülaziz Dirini rahmetullahi aleyh

Mısır evliyasından olan Abdülazîz Dîrînî rahmetullahi aleyh, duâlarında Allahü teâlâya şöyle münâcâtta bulunurdu: “İlâhî! İhsân ve ikrâm ederek bize kendini tanıttın. Nîmetlerin deryâsına bizleri daldırıp garkettin(bolluk içinde yaşattın). Her an nîmetlerin deryâsında yüzmekte, onlardan istifâde etmekteyiz. Bizleri râzı olduğun, beğendiğin yer olan Cennetine dâvet ettin. Seni hatırlamak, emirlerini yapmak sebebiyle, bizlere sonsuz nîmetler hazırladın, ihsân…

Herhangi bir istişarede, insanda aramamız gereken vasıflardan biri nedir?

Allahü Teala’nın selamı, rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun Abdülazîz Bekkine şöyle buyurmuştur: “O kimsenin, sabrını kontrol edersiniz. İnsanlarda riyânın karışamayacağı anlaşılabilir tek vasıf, sabırdır. Sabır, musîbet(sıkıntı-stres) geldiği an (ilk anda), hiç şikâyet edilmeden, sîneye çekebilme hâlidir. Şâyet o kimse, ilk anda feverân(tepki) eder de sonra sîneye çekerse, ona sabırlı değil tahammüllü insan denir.”  …

verilene odaklanmak..

Bazen bizi kötü hissettiren ve bizim irademiz dışında gelişen durumlarda oluruz, Ancak şikayet ve isyan edilmelidir, unutma ki şer’ sandığımız bir şeyin arkasında bir hikmet/ bir hayır vardır, Allah-ü Teala bilir, biz bilmeyiz. Çok kötü bir şey mi oldu, o vakit hemen Kehf suresi, 64.ayetinden itibaren mealini oku, Hz. Hızır aleyhisselam ve Hz. Musa aleyhisselam…

Bir “söz” üzerine..

Cenab-ı Hakk’ın kainatı bir anda yaratmaya kudreti olduğu halde, 6 günde(yada evrede)yaratması (En doğrusunu Allah bilir ) ve tamamlaması ; kullarına her iş ve hareketlerinde sabırlı ve temkinli olmalarını, acele etmemelerini bildirmek ve anlatmak içindir.   Kaynak: Marifetname/ İbrahim Hakkı(Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun)