5 vakit namazın örneklemesini şöyle yapmıştır Allah’ın Resulü sallallahu aleyhi ve sellem

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu; “Söyleyiniz sizden birinizin kapısının önünden her gün beş sefer yıkandığı bir nehir aksaydı o kimsede kir adına bir şey kalır mıydı? Ashab “onun üzerinde kirden bir şey kalmaz” dediler. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem; “işte beş vakit namaz aynen böyledir. Allah o namazla kulunun hatalarını siler süpürür.” (Nuhari,…

Bir insanın doğru yönde değişmesi için gerekli olan ilk şey, neden bu dünyada olduğu hakkındaki farkındalığının değişmesidir

“Her soru bir arayıştır” demiştir Martin Heidegger, Fakat bu soru, Franz Kafka’nın şu şekilde düşüncesinde ve eyleminde olmamalı; “Önceleri sorularıma neden cevap alamadığımı anlayamıyordum, ama gerçekte inanmıyordum ki, soruyorum sadece”  İnanmamak şuna benzer; Okyanustan aldığınız bir kap suya bakarak, okyanusta balinaların yaşamadığını iddia etmeye.. Sorgula. Hiçbir fikir, birisi doğru olduğunu söylüyor diye doğru değildir, Kendin düşün….

Ehlullah, istişare(danışma) hakkında ne söylemişlerdir?

Ahmed bin Âsım Antâkî’ye rahmetullahi aleyh; “İstişâre (danışma) husûsunda ne dersin?” dedikleri zaman; “Emin, îtimâd edebilecek kimseden başkasına güvenme!” cevâbını vermiştir. “İstişarede(yani size bir şey danışıldığında nasıl davranmanız gerekir) söylenen söz, nasîhat hakkında ne tavsiye buyurursunuz?” diye sorulunca: “Söyleyeceğiniz sözü önce kendi(nize danışarak ve empati yaparak) nefsinize tatbik(araştırın-düşünün) edin, bu takdirde(onun yerinde olsaydınız ne yapardınız),…

Felsefenin kaynağı akıldır

Bazı insanlar yaşamlarının bir çok yönlerinde aslında olmayan, sadece kendilerinin o şekilde olmasını istedikleri, böylece kendilerini daha farklı hissettikleri bir şey çıkarmışlardır ki adı Felsefe’dir. Bir çok insan bundan beslenir, ne yazık. Felsefenin düş ürünü tesellilerine bağlanmış insanlar olmuşlardır artık. Filozof, çeşitli bilgileri düzene koyarak madde, hayat, yaratılış, dünyâ rûh, âlem, ölüm ve sonrası gibi…

“Ey iman edenler!(bana itaat edenler ve gönderdiğim kitaplarıma, peygamberlerime inananlar)Sizden öncekilere farz(yapılması kat’î ve açık delillerle emredilen)olduğu gibi, size de oruç farz (kesin)oldu.Çünkü oruç(hakiki manada oruç tutan) ile kötü olan her şeyden (günah ve cehennem) sakınır ve sakındırılırsınız.” (Bakara suresi, 183.ayet) Allah Azze ve Celle

Rabbimiz, Bakara suresindeki  “Sizden önceki ümmetlere (insanlara) farz olduğu gibi” geçen ayetinde bunların en evveli Hz. Adem’den aleyhisselam itibaren bahsetmektedir ve bu oruç bahsini Hz. Ali (Allah ondan razı olsun), şöyle nakletmiştir; Bir gün Resulullah’ın sallallahu aleyhi ve sellem yanına gittim selam verdim, selamımı aldı ve şöyle buyurdu; -Ya Ali, Cebrail burada, sana selam veriyor…

Yurdu ahiret olan ve bunu kabul eden, şüphesiz inanan, güzel(iyilik) ve hayır biriktirsin

İnfak :Helâl yollarla elde edilen malı, kazancı ve elde olanı, ihtiyaca ve dinin gerekli ya da hoş görüldüğü yerlere harcama, sarfetme, tanımdan da anlaşılacağı gibi, insanın sahip olduğu bilgiyi (faydalı ilmi) yayma ve öğretme anlamına da gelir. (https://sorularlaislamiyet.com/kaynak/infak) Allah Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur; Doğrusu her sabah iki melek, gökten iner. Bunlardan birisi; «infâk…

“Yâ Muhammed! Kıyâmete kadar takdîr edilen işler olacaktır. Beni şakilerin(itaatsizlerin) efendisi kılan ve Cehennem ehlinin odunu eyleyen Allahü teâlâ, bütün noksan sıfatlardan münezzehtir.” Şeytan

Yaratıcımız Allah Azze ve Celle, hem Asr-ı saadette hem sonraki gelecek olan insanlara nesilden nesile aktarılması adına, şeytan’ın insanları nasıl doğru yoldan aldığını (stratejilerini) ve kandırdığını anlatması için, Resulü Peygamber Efendimiz’in sallallahu aleyhi ve sellem ve Allah hepsinden razı olsun Sahabe-i Kiramın yanına göndermişti, Ashab-ı kiramın (Peygamber efendimizin aleyhissalatü vesselam dostları-arkadaşları) bizlere aktardığı bu konuşmalardan…

Şeytan, kendisine yönelen bu soru karşısında, bir süre cevap vermedi

Yaratıcımız Allah Azze ve Celle, hem Asr-ı saadette hem sonraki gelecek olan insanlara nesilden nesile aktarılması adına, şeytan’ın insanları nasıl doğru yoldan aldığını (stratejilerini) ve kandırdığını anlatması için, Resulü Peygamber Efendimiz’in sallallahu aleyhi ve sellem ve Allah hepsinden razı olsun sahabenin yanına göndermişti, Ashab-ı kiramın(Peygamber efendimizin aleyhissalatü vesselam dostları-arkadaşları) bizlere aktardığı bu konuşmalardan bir bölümü…

O ki, üç güzel insanın müjdelediği Abdullah-ı Dehlevi sırrı mukaddes kılınsın

Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi onun üzerine olsun; Abdullah-ı Dehlevi Hindistan evliyasından olup, Silsile-i aliyye(dereceleri yüksek olan) denilen büyük alimlerdendir. Abdullah-ı Dehlevi’nin babasının rüyâsında Hz. Ali (Allah ondan razı olsun) ona şöyle dedi; “Ey Abdüllatîf! Allahü teâlâ sana bir oğul ihsân edecek, o ilerde büyük bir zât olacak. Ona bizim ismimizi koyarsın.” Seyyid Abdülkâdir-i Geylânî hazretleri…

Bir “söz” üzerine

Gördüğün, duyduğun şeylerin ayıplarını açığa vurma, onları sakla ve sadece kendi ayıplarını bil, Başkasında gördüğün ve duyduğun çirkin şeyi, kendin içinde çirkin bil, Tevazulu ol, İnsanın selameti, dilini muhafaza etmesindedir ve insan kıyamet günü, bedenindeki hiçbir organa, diline olduğu kadar öfkeli olmayacak. Cevap ve karar vermekte (ne kendin için, ne başkaları için) acele etme, iyi…